İbrahim Tüzün: İkinci Lig Emekçisi

Bu sayfalarda yayınlanan sporcu portrelerinin müdavimi olan okurlar, hak ettiği yere gelememiş nice insanın hayat hikâyesini hatırlayacaktır. Sakatlıklar, anlaşmazlıklar, çeşitli aksilikler yüzünden, şampiyonluk mücadelesi yapan takımlarda oynayabilecekken daha azıyla yetinmek zorunda olan maharetli sporcuların yaşadığı hayal kırıklıklarıyla doludur bu hayat hikâyeleri. Bu yazıda anlatacağımız İbrahim Tüzün de bunlardan biri. Bankacı olan babasının görev yaptığı Giresun Tirebolu’da 1956’da dünyaya gelmiş. Çok küçük yaşlardayken İstanbul’a yerleşmişler. Çocukluğu ve gençliği Kasımpaşa’da geçmiş. Futbola nasıl başladığını şöyle anlatıyor İbrahim Tüzün:

“İlk top oynadığım yer Kulaksız sahası. O sahadan dünya kadar futbolcu çıktı. Tuna, Ender Konca, Nevruz, Baykul – hepsi o sahadan yetişti. 14 yaşında Kasımpaşa genç takımına girdim. İki sene genç takımda oynadım. Sonra A takımına aldılar. Kasımpaşa takımı Üçüncü Lig’de oynuyordu. Hepimiz özbeöz Kasımpaşa çocuğuyduk. Kaptan Sabahattin, Aydınspor’da oynayan Necdet; Mersin, Kocaeli, Kayseri’de oynayan Adem abi. Bugünkü kulübün ayakta kalmasında o jenerasyon rol oynadı. Bizim kuru fasulye-pilav dönemleri, o takımı soğuklarda düşürmedik, yaşattık. 75’te ayrıldım, Konya Ereğli’ye gittim.”

Kasımpaşa 1973-74. Soldan sağa ayaktakiler: Antrenör Erdoğan Öztoros, Sabahattin, Selahattin, Necmi, Piliç Mehmet, Necdet, Başkan Zeki Köse. Oturanlar: İbrahim, Muharrem, Keçi Mehmet, Adem, İhsan.

1975-76 sezonunda gittiği Ereğli’yle birlikte, günümüz futbolcularını aratmayacak yoğunluktaki yolculuğu da başlamış İbrahim Tüzün’ün. Neredeyse her sezon farklı bir takımın formasını giymiş. Sebebini sorduğumuzda, “Biraz bizim Kasımpaşa’nın ekmeğinden, suyundan, havasından herhalde. Biraz fevrilik de vardı,” diye açıklıyor.

Konya Ereğlispor 1975-76. Soldan sağa ayaktakiler: İbrahim, Ener, Hüseyin, Fethi, Musa, Serkis. Oturanlar: Ali Rıza, Mehmet, Tuncer, Mürsel, Fevzi.

Ertesi sezon, Üçüncü Lig’deki Ereğli’den Birinci Lig’de mücadele eden Giresunspor’a gitmiş, ancak burada iki üç ay geçirdikten sonra Elazığspor’a kiralanmış. Bunun nedenini de şöyle anlatıyor: “Kasımpaşa’da ve Ereğli’de amatör olarak oynamıştım. 1976’da Giresunspor’da profesyonel oldum. Tekin Yolaç’tı hocamız. Ben gençtim, takımda Doğan, Mazlum gibi babalar vardı. Tekin hoca gençlere pek sıcak bakmıyordu kendini kurtarma adına. Lig başladı, beşinci maç Galatasaray’la, İstanbul’a geldik. Opera Otelde kalıyorduk. Elazığspor’un antrenörü rahmetli Refik Özvardar – hocaların profesörü derlerdi – beni araştırmış, gelmiş Tekin hocadan istemiş. Ben de zaten gitme taraftarıydım. O zaman fazla çim saha yoktu. Refik hoca bana, ‘İbrahim sahamız çim, ister oyna, ister otla,’ dedi. O sezon katkımız oldu Elazığspor’a, beş altı tane gol attım. Sezon bitince tekrar Giresun’a döndüm, Birinci Lig’den düşmüştü o zaman.”

Elazığspor 1976-77. Soldan sağa ayaktakiler: Gode Mustafa, Mehmet Ekşi, Metin, Orhan, Ahmet, Hıdır. Oturanlar: İbrahim, B. Ahmet, Sabahattin, Celal, Ömer.

Mehmet Ekşi ve İbrahim Tüzün

1977-78 sezonunda İkinci Lig’de mücadele eden Giresunspor, burada da barınamamış ve Üçüncü Lig’e düşmüş. Sezon sonlarında, düşmemek için mücadele ettiği takımlardan biri olan Balıkesirspor’a kendi sahasında 1-0 yenilmesi, yeşil-beyazlı takımın akıbetinde önemli rol oynamış. İbrahim Tüzün o günleri şöyle hatırlıyor: “İkinci sezona başladık. Çok da iyi takımlar vardı. Kayserispor, Gaziantep, Kırıkkale, Antalyaspor – biz bu takımların çoğunu içeride yendik ama hazindir ki, o sene de düştü Giresunspor. Bir puana ihtiyacımız vardı. Balıkesir’le içeride oynuyorduk. Osman Arpacıoğlu orada oynuyordu. Korka korka gelmişler, valizlerini almışlar bizim maçtan sonra dönecekler. Fakat daha 10. dakikada Osman abi ayağının ucuyla bir topa dokundu, gol oldu. O gün Balıkesir kalecisi Serkis harikalar yarattı. Penaltı kaçırdık ve yenildik. Maçtan sonra olaylar çıktı, seyirci sahaya girdi. Serkis Konya Ereğli’de takım arkadaşımdı. Onu korumaya aldım. Sonuç itibarıyla bir puanla düştük, Kırıkkale şampiyon oldu o sezon.”

Giresunspor 1977-78. Soldan sağa ayaktakiler: Cesim, Şeref, Belgin, Hüseyin, Osman, Haydar. Oturanlar: Aziz, Hikmet, Emin, İbrahim, Mehmet.
Rizespor ve Giresunspor takımları, Rize’de oynanan bir hazırlık maçından önce bir arada.

1978-79 sezonunda Üçüncü Lig’de şampiyonluk hedefiyle yola çıkmış Giresunspor. Takımın başına tecrübeli hoca Gazanfer Olcayto gelmiş. Ancak kulüp yöneticileriyle ihtilafa düşen İbrahim Tüzün ilk yarı boyunca maçlara çıkmamış. İkinci yarıda takıma katılmış ve tekrar İkinci Lig’e yükselen Giresunspor’a katkı yapmış. Ardından Giresun defterini kapayıp İstanbul’a dönmüş.

Orduspor ve Giresunspor futbolcuları Ordu’daki bir hazırlık maçından önce bir arada.

“1979-80 sezonunda Vefa’ya geldim. Candemir Berkman hocamızdı. Kaleci İlker, Beşiktaşlı Büyük Haluk, Ömer Güvenç, Abdullah, Gediz gibi isimler vardı. Ahmet Bildirik başkan, Galip abi (Haktanır) umumi kaptandı. İlk zamanlar üçüncü, dördüncü sıradaydık, sonra ortalarda bitirdik. Kupada Beşiktaş’ı ve Fener’i eleyen Lüleburgaz’ı 2-0 yendik. Bir golü de ben atmıştım.”

Vefa 1979-80. Soldan sağa ayaktakiler: Haluk Serenli, İlker Çelik, Metin, Ferhat, İsmet. Oturanlar: İbrahim Tüzün, Coşkun, Tacettin Ergürsel, Hüseyin, Metin Kalkan, Ömer Güvenç.

Giresunspor’da geçirdiği iki sezon haricinde, her yıl takım değiştiren İbrahim Tüzün, Vefa’da da bu alışkanlığını sürdürmüş. Ancak bu kez İstanbul’da kalmış ve 1980-81 sezonunda Beykoz forması giymiş. Beykoz o sezon alt sıralarda yer almasına rağmen, İbrahim Tüzün orta sahadaki başarılı futboluyla dikkat çekmiş. Bu başarılı performans neticesinde, bir kez daha Birinci Lig’de forma giyme şansını yakalamış ve önceki sezonu ikinci bitirerek UEFA Kupası’na katılma hakkı elde eden Adanaspor’a transfer olmuş. Ancak Adana serüveni daha sezon başlarında bitmiş. Bunun hikâyesini de İbrahim Tüzün’den dinleyelim: “İkinci Lig’deki Beykoz’dan, Türkiye Ligi ikincisi olmuş, oturmuş kadrosu olan Adanaspor’a gittim. O kadronun hepsiyle oynadım ki, iki ayağım olduğu için çok tutuyorlardı. Mesela orta sahada oynayan Gani vardı sol ayaklı, Fenerbahçe’den gelen Selahattin vardı, sol ayaklı. Ben iki ayaklı olduğum için hocamız Tamer Güney bütün maçlarda oynattı beni. Beni aldıkları zaman Adanaspor’un en teknik oyuncusu olarak gördüler. Kamplarda oynanan ayak tenisi maçlarında en teknik oyuncu seçildim.”

Beykoz 1980-81. Soldan sağa ayaktakiler: Günay Haznedaroğlu, Ergun, Muzaffer, Cemil Akbay, Faik. Oturanlar: Secaattin, Arif, İbrahim Tüzün, Şükrü, Hüsamettin, Saffet.

Buna rağmen Adanaspor macerasının çok kısa sürmesi konusunda, “Hayatımın en büyük hatalarından biri oldu” diyerek anlatmaya devam ediyor: “Uludağ’daki kampta ortama uyum sağlayamadık. Otellerde rahat durmadık. Bunları biriktirmiş Tamer Güney. O zaman daha 25 yaşındaydım, en iyi zamanımdı. İstanbul’a Fenerbahçe ve Galatasaray’la hazırlık maçlarına gelmiştik. Tamer hoca beni oynatmadı. Nedenini sorduğumda, ‘Adana’ya döndüğümüzde seninle konuşacağız,’ dedi. Ben de dönüş biletini yırtıp kamptan ayrıldım, bir daha da gitmedim. Gençlik hatası mı diyelim, hala onu içime sindiremiyorum.” Hocasının olumsuz tavrıyla ilgili ayrıntıları futbolu bıraktıktan yıllar sonra öğrenmiş İbrahim Tüzün: “Kasımpaşa’da antrenörlük yaparken aynı zamanda restoran işletiyordum. Bir akşam Metin Türel, Çetin Noyan gibi antrenörleri ağırladım. Orada Metin hoca anlattı. Tamer Güney’le ikisi İstanbul’da ortak eşofman imalatı yapıyorlarmış. Tamer hoca sürekli ona telefon açıp, ‘Ben bu İbrahim’le ne yapacağım?’ diye dert yanıyormuş.” Tamer Güney’le ortak oldukları imalat işinin sorunlarıyla uğraşan Metin Türel, bu aramalardan bıkınca nasıl kestirip attığını şöyle anlatmış İbrahim Tüzün’e: “Borç harç içersindeyiz, senetleri ödeyemiyoruz, ha bire telefon açıyor bana, ben de kardeşim uğraşamıyorsan gönder gitsin dedim.”

Davutpaşa 1981-82. Soldan sağa ayaktakiler: Turgay, Erdinç, Ümit, Celal, Metin, Harun. Oturanlar: Engin, Çetin, Ahmet, Hüseyin, İbrahim.

Lig maçları başlamadan Adanaspor’la ilişkisi biten İbrahim Tüzün, 1981-82 sezonunu, Türkiye İkinci Ligi’nde mücadele eden Davutpaşa’da geçirmiş. “Rahmetli Hilmi Kiremitçi beni Vefa’dan tanıyormuş. Oynamayacağım dedim ama oynattılar. Bir sezon da orada geçti. Yani ikinci ligde emekçiyiz,” diyerek özetliyor bu sezonu. Davutpaşa’nın ardından Beykoz’a dönen İbrahim Tüzün, bir müddet sonra askere alınmış ve o dönemde Lüleburgazspor’da oynamış. Askerlik görevi bitince 1984-85 sezonunda, İstanbul’un bir başka tarihi kulübü olan Üsküdar Anadolu’nun formasını giymiş. “Anadolu takımında oynarken Anadolu Bankası destekliyordu kulübü. Çok iyi prim alıyorduk. Karşıyaka’yı yendiğimiz zaman 125 lira prim vermişlerdi ki, o zaman Galatasaray, Fener veriyordu o primi.” Söz primden açılınca Ereğli, Elazığ gibi takımlarda oynarken ödemelerde sorun yaşayıp yaşamadıklarını soruyoruz. “Maaş, prim gibi ödemelerde aksaklıklar oluyordu elbette. Fakat o zaman Anadolu’da futbolcuya verilen değer bambaşkaydı. Bir manevi hazzı vardı. Çok candan, sıcak insanlar oluyordu. Ellerinden geldiğince yardımcı oluyorlardı.”

Lüleburgazspor 1983-84. Soldan sağa ayaktakiler: Tayfun, Zeki, Çetin, Hüseyin, Fuat, Kerim. Oturanlar: Hüseyin, Memiş, Erkan, Mehmet, İbrahim.

Futbol hayatını “İkinci Lig emekçisi” olarak tanımlayan İbrahim Tüzün’ün yolu Beykoz’dan sonra yine Anadolu’ya düşmüş. Bu kez Ege’nin o yıllardaki iddialı takımlarından Yeni Salihlispor’a transfer olmuş. Bir sezon da orada oynadıktan sonra kendi tabiriyle profesyonel futbolculuk defterini kapatmış. İstanbul’a dönünce bir müddet amatör olarak futbol oynamış. “En son 1988’de amatörlüğe döndüm. İdareci bir arkadaşımın ısrarıyla İkinci Amatör Küme’deki İcadiye takımında Bursasporlu Tacettin ile beraber oynadık. Birinci Amatör Küme’ye çıkardık.”

Yeni Salihlispor 1985-86. Soldan sağa ayaktakiler: Uğur, Nejat, Zeki, Ahmet, Cengiz, Hikmet. Oturanlar: Hürriyet, Seyfi, Naci, Muzaffer, İbrahim.

Futbolu bıraktıktan sonra ticaret hayatına atılan İbrahim Tüzün, doksanlı yıllarda kısa bir süre antrenörlük de yapmış. “10 sene profesyonel futbol oynamış futbolcuların hakkı vardı. 92-93 sezonunda Federasyon’un A kursuna gittim. O sezon Üçüncü Lig’de Kasımpaşa’yı çalıştırdık Çetin Noyan’la birlikte. Beşinci veya altıncı hafta Çetin abi bıraktı, sezon sonuna kadar ben devam ettim. Erdoğan Aslan başkanımızdı, sen buranın çocuğusun deyince bırakamadık. Fakat baktım, bize göre iş değil. Futboldan anlamayanların çok karıştığı bir meslek, bana ters geldi.”  

Üsküdar Anadolu 1984-85. İbrahim Tüzün, alt sıra sağ başta.

Antrenörlüğün kendisine göre olmadığına karar veren İbrahim Tüzün, ticaretle uğraşmaya devam etmiş. Çeşitli alanlarda faaliyet gösterdikten sonra, Bağlarbaşı’nda bir ganyan bayisi açmış. Birinci ligden amatör kümeye kadar her kademede top koşturmuş, her yaştan çok sayıda futbolcunun uğrak yeri olmuş dükkan. Nitekim biz konuşurken, altmışlı yıllarda Beykoz’da oynayan ve “Köpek Vural” lakabıyla tanınan Vural Yılmaz gelip sohbetimize iştirak ediyor. Anılar anıları takip ediyor. İbrahim Tüzün’ün yetmişli, seksenli yıllardaki anılarından, Vural Yılmaz’ın başlangıcı ellilere dayanan futbol günlerine gidiyoruz. Anılar bizi gülümsetiyor. Ancak dükkandan ayrılırken, yeteneği ve potansiyeliyle ters orantılı yerlerde dolaşmış bir insanın hayat hikâyesini dinlemenin hüznü kaplıyor içimizi.

İbrahim Tüzün ve Haziran 2019’da vefat eden Vural Yılmaz.
Fatih Koleji takımı. İbrahim Vural alt sıranın ortasında.

Kasımpaşa’da Keçi Mehmet’le

Giresunspor
Vefa
Beykoz
Giresunspor 1977-78. Soldan sağa ayaktakiler: Cesim, Birol, Hüseyin, Osman, Şeref, Aziz. Oturanlar: Hikmet, Çilli Mehmet, Mehmet Emin, İbrahim Tüzün, Haydar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.